|
Tweet |
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Cezaevi Komisyonu, hazırladığı cezaevi hak ihlalleri raporunu kamuoyuyla paylaştı. Komisyon adına açıklama yapan Avukat Aziz Sarı, Türkiye’de toplumsal barış, adalet ve demokratik çözüm taleplerinin her geçen gün daha güçlü şekilde dile getirildiğini belirterek, hapishanelerde devam eden tecrit ve baskı uygulamalarının bu taleplerin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu söyledi.
Toplumsal barışın güçlendirilmesi ve demokratik çözüm yollarının işletilmesi yönündeki beklentilere rağmen özellikle hapishanelerde sistematik baskı ve tecrit politikalarının sürdüğünü ifade eden Sarı, bu uygulamaların yalnızca mahpusları değil, toplumun tamamını etkilediğini vurguladı.
İHD’nin hazırladığı raporda Adana’daki Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi ile Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde çeşitli hak ihlallerinin tespit edildiğini belirten Sarı, sağlık hakkına erişimin engellenmesi, keyfi infaz yakmaları, çıplak arama uygulamaları, Kürtçe yazışmaların engellenmesi ve İdare ve Gözlem Kurulları tarafından yürütülen sorgulamaların önemli hak ihlalleri arasında yer aldığını söyledi.
Sarı, “Sağlık hakkının gasp edilmesi, keyfi infaz uygulamaları, çıplak arama dayatmaları, Kürtçe yazışmaların engellenmesi ve siyasi kimliği inkâr ettirmeyi amaçlayan uygulamalar, Türkiye’nin hukuk devleti ilkesinden ne kadar uzaklaştığını göstermektedir” dedi.
Demokratikleşmenin ve kalıcı toplumsal barışın ön koşulunun geçmişte yaşanan hak ihlalleriyle yüzleşmek olduğunu ifade eden Sarı, inkâr, şiddet ve baskı politikalarıyla hesaplaşılmadan adaletin ve toplumsal güvenin sağlanamayacağını belirtti.
Hukuk devleti ilkesinin ancak işkencenin mutlak biçimde yasaklandığı, infaz süreçlerinin keyfilikten arındırıldığı ve ifade özgürlüğünün güvence altına alındığı bir sistemle mümkün olacağını kaydeden Sarı, hapishanelerde bağımsız ve etkili denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini söyledi.
Hasta ve yaşlı mahpusların durumuna da dikkat çeken Sarı, tedaviye erişimin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirterek, Adli Tıp Kurumu’nun tek karar verici kurum olmasına yönelik uygulamaların sona erdirilmesini ve bilimsel, bağımsız sağlık kurullarının görüşlerinin esas alınmasını istedi.
İHD Cezaevi Komisyonu açıklamasında şu talepleri sıraladı:
Açıklamanın sonunda toplumsal barışın ancak eşitlik, adalet ve hakikat temelinde kurulabileceğini vurgulayan Sarı, “Toplumsal barış için gerekli tüm yüzleşmelerin yapılmasını talep etmeye ve bu süreçlerin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Hiçbir baskı, şiddet ve inkâr politikası demokrasi, adalet ve özgürlük taleplerini bastıramayacaktır” ifadelerini kullandı.