|
Tweet |
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şube Başkanı Erol Eren, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında çocuk işçiliğinin giderek büyüyen bir toplumsal sorun haline geldiğini belirterek, çocukların eğitimden koparılarak ucuz iş gücü olarak kullanılmasına son verilmesi çağrısında bulundu.
SES Adana Şubesi Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Eren, çocuk işçiliğinin çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkilediğini, eğitim hayatından uzaklaştırdığını ve temel insan haklarını ihlal ettiğini söyledi. Yapılan araştırmaların uzun çalışma saatleri ve düşük sosyal desteğin çocuklarda kaygı, depresyon ve travma riskini artırdığını ortaya koyduğunu belirten Eren, dünya genelinde her 10 çocuktan birinin çalıştırıldığını ifade etti.
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 2021 verilerine göre dünyada 160 milyon çocuğun işçi olarak çalıştığını aktaran Eren, bu çocukların yaklaşık yarısının sağlıklarını, güvenliklerini ve ahlaki gelişimlerini olumsuz etkileyen tehlikeli koşullara maruz kaldığını kaydetti.
Türkiye'deki tabloya da dikkat çeken Eren, TÜİK'in 2019 verilerine göre 5-17 yaş arasında yaklaşık 720 bin çocuğun tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde çalıştığını, 2023 verilerine göre ise çocukların iş gücüne katılım oranının yüzde 16,4'ten yüzde 22,1'e yükseldiğini söyledi. Kayıt dışı çalışan çocuklar ve Mesleki Eğitim Merkezleri'nde (MESEM) bulunan öğrenciler de dikkate alındığında bu sayının 4 milyona ulaştığını belirtti.
Çocuk işçi ölümlerinin de her geçen yıl arttığını vurgulayan Eren, 2024 yılında 71, 2025 yılında ise 94 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini ifade etti. Ekonomik kriz ve yoksulluğun çocukları örgün eğitimden uzaklaştırarak çalışma hayatına yönelttiğini belirten Eren, bunun çocuk işçi ölümlerindeki artışın temel nedenlerinden biri olduğunu söyledi.
MESEM uygulamasını da eleştiren Eren, mesleki eğitim adı altında yüz binlerce çocuğun sanayide, atölyelerde ve şantiyelerde ucuz iş gücü olarak çalıştırıldığını savundu. Eren, "Çocuklar eğitim almak yerine uzun çalışma saatlerine maruz bırakılıyor, izin haklarından yoksun bırakılıyor ve çoğu zaman işçi gibi çalıştırılıyor. Kamu kaynakları, istihdam teşviki adı altında sermayeye aktarılırken çocuklar güvencesiz ve denetimsiz çalışma ortamlarına mahkûm ediliyor" dedi.
MESEM kapsamında çalışan öğrencilerin yarısından fazlasının iş yerlerinde fiziksel veya psikolojik şiddet gördüğünü ileri süren Eren, uygulama kapsamında bugüne kadar 18 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini söyledi.
Çocuk işçiliğinin temel nedenleri arasında yoksulluk, eğitime erişim sorunları, işsizlik, göç, ucuz iş gücü talebi ve yetersiz denetimlerin bulunduğunu belirten Eren, çocuk işçiliğinin normal veya kaçınılmaz bir durum olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Çocuk işçiliğinin önlenmesi için sosyal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Eren, yoksul ailelere verilen sosyal yardımların artırılması, yetişkinlere istihdam sağlanması, örgün eğitimin yaygın ve ücretsiz hale getirilmesi, öğrencilere burs verilmesi ve okullarda ücretsiz yemek desteği sunulması gerektiğini söyledi. Mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarına yönelik özel eğitim programlarının da hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Çocuk işçiliğinin aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Eren, ağır çalışma koşullarının çocuklarda kalıcı fiziksel hasarlara, kimyasal zehirlenmelere, büyüme geriliğine ve psikolojik travmalara neden olduğunu belirtti. Özellikle sanayi, tekstil, tarım ve oto tamir gibi sektörlerde çalışan çocukların iş kazaları, ağır metal zehirlenmeleri, solunum yolu hastalıkları ve istismar riskiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Açıklamasının sonunda çağrıda bulunan Eren, çocukların işyerlerinde değil okullarda olması gerektiğini belirterek, "MESEM aracılığıyla çocukların ucuz iş gücü olarak kullanılmasına son verilmeli, çocuklarımıza okullarındaki modern atölyelerde, öğretmenleri gözetiminde çağdaş ve bilimsel mesleki eğitim verilmelidir. Çocukların yeri fabrikalar değil, okullardır" dedi.