|
Tweet |
Ulaşımın yalnızca insanların bir noktadan başka bir noktaya gitmesini sağlayan bir hizmet olarak görülmemesi gerektiğini belirten Erkut, ulaşımın kent yaşamının bütün alanlarına erişimin temel koşullarından biri olduğunu ifade etti. İşe, okula, hastaneye, kültür ve sosyal yaşam alanlarına ulaşabilmenin, insanların kentin sunduğu imkanlardan eşit şekilde yararlanabilmesinin ulaşım hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu kaydetti.
Erkut, ulaşım hizmetlerinin pahalılaşmasının ve kamusal ulaşım olanaklarının yetersiz kalmasının özellikle dar gelirli yurttaşların yaşamını daha fazla zorlaştırdığını savundu.
İsmet İnönü Parkı’nda düzenlenen açıklamada konuşan Halkevi Adana Şube Başkanı Osman Erkut, ulaşımın herkesin yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu temel bir kamusal hak olduğunu söyledi.
Ulaşımın yalnızca bir yerden başka bir yere gitmek olmadığını vurgulayan Erkut, “İşe, okula, hastaneye, kültür ve sosyal yaşam alanlarına ulaşabilmek; kentin bütün olanaklarından eşit biçimde yararlanabilmek ve kent yaşamına katılabilmek ulaşım hakkının bir parçasıdır” dedi.
Kentlerde ulaşım hizmetlerinin giderek piyasanın kâr mantığı içerisinde değerlendirildiğini öne süren Erkut, ulaşımın pahalılaşmasının yurttaşlar arasındaki ekonomik eşitsizlikleri de artırdığını söyledi. Parası olanların daha fazla ulaşım seçeneğine sahip olurken dar gelirli yurttaşların temel ulaşım ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Erkut, bunun ulaşımı bir hak olmaktan çıkarıp ayrıcalığa dönüştürdüğünü savundu.
Adana’da ulaşım hakkına erişimin her geçen gün daha da zorlaştığını dile getiren Erkut, kentte toplu taşıma hizmetlerinin mevcut nüfus ve ihtiyaçlar karşısında yetersiz kaldığını söyledi.
Belediyeye ait otobüslerin sayısının yetersiz olduğunu, metro seferleri arasındaki uzun aralıkların vatandaşların ulaşım sürelerini artırdığını ifade eden Erkut, kent genelinde aktarma sisteminin bulunmamasının da ulaşım maliyetlerini yükselttiğini belirtti.
Toplu taşımanın özellikle gece saatlerinde önemli ölçüde azalmasının kent yaşamını olumsuz etkilediğini söyleyen Erkut, “İşten çıkan, okuldan dönen, hastaneye gitmek zorunda kalan ya da sosyal yaşamını sürdürmek isteyen yurttaşlar saatlerce ulaşım aracı beklemek ya da daha pahalı ulaşım seçeneklerine yönelmek zorunda kalmaktadır” ifadelerini kullandı.
Erkut, özellikle saat 22.30’dan sonra Adana’da toplu taşıma sorununun daha belirgin hale geldiğini savundu. Gece çalışanlar, vardiyadan çıkan işçiler, öğrenciler ve kadınlar başta olmak üzere kentte gece saatlerinde hareket etmek zorunda olan yurttaşların güvenli ve ekonomik ulaşım imkanlarından yoksun kaldığını söyledi.
Kentte ulaşım hakkının belediye otobüslerinin sefer saatlerinin sona ermesiyle bitmemesi gerektiğini ifade eden Erkut, toplu taşıma hizmetlerinin gece saatlerinde de devam etmesini istedi.
Erkut, “Kentte ulaşım hakkı günün belli saatleriyle sınırlandırılmamalıdır. Özellikle 22.30’dan sonra toplu taşımanın fiilen ortadan kalkması, gece çalışanlar ve kent yaşamını sürdürmek isteyen yurttaşlar açısından önemli bir sorun oluşturmaktadır” dedi.
Ulaşım sorununun yalnızca kent merkezinde yaşayan yurttaşların problemi olmadığını belirten Erkut, Adana’nın ilçeleriyle kent merkezi arasındaki ulaşımın da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İlçelere ulaşımın daha pahalı olmasının, kent çeperlerinde yaşayan yurttaşların eğitim, sağlık, çalışma ve sosyal yaşam imkanlarına erişimini zorlaştırdığını ifade eden Erkut, Adana ile ilçeleri arasında bütünlüklü bir kamusal ulaşım planlaması yapılması gerektiğini kaydetti.
Erkut, “İlçeler ile kent merkezi arasındaki ulaşımın bütünlüklü bir kamusal planlama anlayışıyla ele alınmaması, ekonomik eşitsizliklerin ulaşım alanında da derinleşmesine neden olmaktadır” diye konuştu.
Adana’dan havalimanına doğrudan toplu taşıma hizmetinin bulunmamasının da önemli bir eksiklik olduğunu savunan Erkut, hem Adanalıların hem de kente gelen ziyaretçilerin ulaşım konusunda daha fazla maliyetle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Havalimanı ulaşımının toplu taşıma sistemiyle bütünleştirilmesi gerektiğini ifade eden Erkut, ulaşım planlamasının yalnızca kent merkezindeki hatlardan ibaret olmaması gerektiğini dile getirdi.
Ulaşımda yaşanan eşitsizliklerin öğrenciler ve emekliler açısından da belirgin olduğunu belirten Erkut, öğrenci abonmanına getirilen 30 yaş sınırlandırmasını eleştirdi.
Eğitim hakkının yaş üzerinden sınırlandırılmaması gerektiğini savunan Erkut, öğrencilerin ekonomik koşullarının dikkate alınarak ulaşım maliyetlerinin azaltılması gerektiğini söyledi.
Erkut, 65 yaş kartının özel halk otobüslerinde geçmemesinin de emekliler ve ileri yaştaki yurttaşların kent içinde hareket etmesini zorlaştırdığını savundu.
65 yaş kartının özel halk otobüsleri de dahil olmak üzere tüm toplu taşıma araçlarında geçerli olması gerektiğini belirten Erkut, yaşlı yurttaşların kent yaşamına eşit şekilde katılabilmesi için ulaşımın önündeki ekonomik engellerin kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Engelli yurttaşların ulaşımda yaşadığı sorunlara da değinen Erkut, kentteki toplu taşıma sisteminin herkes tarafından bağımsız ve güvenli şekilde kullanılabilir olması gerektiğini söyledi.
Özellikle dolmuşlar ve özel halk otobüslerinde engelli yurttaşların araca erişimini ve güvenli seyahat etmesini sağlayacak düzenlemelerin yeterli olmadığını savunan Erkut, bunun yalnızca teknik bir eksiklik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Erkut, “Bir yurttaşın tekerlekli sandalyesiyle, hareket kısıtlılığıyla ya da herhangi bir engeliyle toplu taşımaya erişememesi bir teknik eksiklik değil, doğrudan bir hak ihlalidir” dedi.
Erişilebilir olmayan ulaşımın engelli yurttaşları eğitim, istihdam, sağlık hizmetleri ve sosyal yaşamdan uzaklaştırabileceğini dile getiren Erkut, tüm toplu taşıma araçlarının erişilebilir hale getirilmesini istedi.
Ulaşım politikasının yalnızca kaç otobüsün çalıştığı ya da bilet fiyatlarının ne kadar olduğu üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Erkut, kentte yaşayan insanların kentin imkanlarından ne ölçüde yararlanabildiğinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Erkut, “Kentin kimler için erişilebilir olduğu, kimlerin kentin olanaklarından yararlanabildiği ve kimlerin ulaşım nedeniyle yaşam alanlarından dışlandığı soruları birlikte ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Halkevi Adana Şube Başkanı Osman Erkut, açıklamasının sonunda ulaşım hakkının güçlendirilmesi amacıyla taleplerini sıraladı.
Erkut’un talepleri şöyle:
Adana’nın genişleyen kent yapısı ve artan nüfusu dikkate alınarak yeni bir ulaşım planlamasına ihtiyaç olduğunu ifade eden Erkut, ulaşımın parçalı çözümler yerine bütünlüklü bir anlayışla ele alınması gerektiğini söyledi.
Ulaşım hizmetlerinin insanların günlük yaşamını kolaylaştırması gerektiğini belirten Erkut, kamusal ulaşımın güçlendirilmesi, ekonomik olarak erişilebilir hale getirilmesi ve günün her saatinde sürdürülebilir olması çağrısında bulundu.
Erkut, açıklamasının sonunda tüm Adana halkına çağrıda bulunarak, “Bizler müşteri değil, halkız. Ulaşımı bir ayrıcalık değil, temel bir toplumsal hak olarak görüyoruz. Erişilebilir, nitelikli, kamusal ve ucuz ulaşım hakkımız için birlikte mücadele edelim” dedi.