|
Tweet |
İHD Adana Şubesi Yaşlı Hakları Komisyonu, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Komisyon adına açıklamayı yapan Mevlüt Kaya, ömürlerini çalışarak, üreterek, çocuklarını büyüterek ve ülkenin geleceğine emek vererek geçiren milyonlarca yaşlı ve emeklinin, yaşamlarının bu dönemini huzur ve güven içinde geçirmesi gerekirken yoksulluk, geçim sıkıntısı, sağlık sorunları, barınma güçlüğü ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Yıllarca alın teriyle çalışan insanların emeklilik döneminde dinlenmek, sosyal yaşamın içinde olmak, çocukları ve torunlarıyla zaman geçirmek yerine yeniden çalışmak ve yaşamlarını sürdürebilmek için mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Kaya, “Yaşlılık yoksulluk demek değildir. Emeklilik de hayatta kalma mücadelesine dönüşmemelidir” dedi.
Türkiye'nin giderek yaşlandığına dikkat çeken Mevlüt Kaya, TÜİK verilerine göre 65 yaş ve üzerindeki nüfusun 2024 yılında 9 milyon 112 bini aştığını ve toplam nüfusun yüzde 10,6'sına ulaştığını belirtti.
Yaşlıların sorunlarının artık toplumun küçük bir kesiminin sorunu olmadığını ifade eden Kaya, yaşlılık meselesinin yaşam hakkı, sağlık hakkı, sosyal güvenlik hakkı ve insan onuruna yaraşır yaşam hakkı çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.
Kaya, TÜİK'in Türkiye Yaşlı Profili Araştırması'na göre 65 yaş ve üzerindeki kişilerin yüzde 78,7'sinin kronik bir hastalığı bulunduğunu, evde bakım desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtenlerin oranının yüzde 16,4 olduğunu, son 12 ay içerisinde bu desteği alanların oranının ise yüzde 2,5'te kaldığını kaydetti.
Yaşlı yurttaşların yalnızca hastalandıklarında hastaneye götürülmesinin yeterli olmadığını belirten Kaya, düzenli doktor kontrolü, kronik hastalıkların takibi, ilaçlara erişim, sağlıklı beslenme, kişisel bakım ve gerektiğinde evde bakım hizmetlerinin sosyal devlet anlayışının gereği olduğunu söyledi.
Özellikle yalnız yaşayan ve ekonomik güçlük içinde bulunan yaşlılar için etkin bir sosyal destek sistemi oluşturulması gerektiğini dile getiren Kaya, “Emekli geliriyle kira, gıda, elektrik, su, ulaşım ve sağlık giderlerini karşılamaya çalışan hiçbir insan ilacını almakla sofrasına ekmek koymak arasında tercih yapmak zorunda bırakılmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında bir emekli protestosu sırasında yıllarca polis olarak görev yaptıktan sonra emekli olan bir yurttaşın yaşamına son vermesine de değinen Kaya, kamuoyuna yansıyan “Çocuklarım işsiz, torunlarıma harçlık dahi veremiyorum” sözlerinin emeklilerin ekonomik ve sosyal koşullarının geldiği noktayı ortaya koyduğunu ifade etti.
Kaya, “Emeklilik yoksulluğa mahkûm edilmek değil, yıllarca verilen emeğin ardından insan onuruna yaraşır biçimde yaşayabilme hakkıdır” diye konuştu.
Adana'da yaşlı ve emekli yurttaşların barınma, beslenme, sağlık, ilaçlara erişim, ulaşım, sosyal yaşam, evde bakım ve yalnızlık sorunlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Kaya, yerel yönetimlerin yaşlıların sosyal yaşama katılabilecekleri alanları çoğaltması, evde bakım, sosyal destek, ulaşım ve dayanışma hizmetlerini geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Sorumluluğun yalnızca belediyelere ait olmadığını vurgulayan Kaya, merkezi yönetimin de yaşlıların gelir, sağlık, barınma, bakım ve sosyal güvenlik haklarının korunması için gerekli politikaları geliştirmesi gerektiğini kaydetti.
Mevlüt Kaya, İHD Adana Şubesi Yaşlı Hakları Komisyonu olarak taleplerini şöyle sıraladı:
Açıklamanın sonunda yaşlıların toplumun emeği, deneyimi ve hafızası olduğunu belirten Kaya, “Yaşlılık bir yük değildir. Sağlık haktır. Bakım haktır. İlaca erişim haktır. Barınma haktır. İnsan onuruna yaraşır bir emeklilik haktır” dedi.