Ekmek ve Gül Adana Grubu, "İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz, Eşitlik için Mücadeleye devam" konulu yazılı açıklama yaptı.
Yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi;
"Bugün İstanbul Sözleşmesi’nin imzaya açılmasının 10. yılı.10 yıl önce sözleşmeyi ilk imzalayan ve ilk onaylayan ülke olmakla övünen Türkiye, bugün sözleşmeden çıkma konusunda da ilk olmayı başardı.
İstanbul Sözleşmesi iktidarın kadınlara bir lütfu değildir. Sözleşmeyi biz kadınlar sokaklarda, fabrikalarda, iş yerlerinde, kampüslerde, bulunduğumuz her yerde verdiğimiz şiddetsiz ve eşit yaşam mücadelesi ile kazandık. Bu yüzden sözleşmeden tek adamın kararı ile çıkılmasını asla kabul etmiyor, #İstanbulSözleşmesi10Yaşında, daha nice yaşlara diyoruz.
Eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam için sözleşmeyi ve mücadeleyle kazandığımız tüm haklarımızı savunmaya devam edeceğiz. Haklarımızdan, hayatlarımızdan ve İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyor, acil taleplerimizin derhal karşılanmasını istiyoruz.
- Cinsiyet eşitliği ve kimseye cinsiyeti, cinsel yönelimi ya da cinsiyet kimliği nedeniyle ayrımcılık yapılamayacağı tartışmasız bir biçimde kabul edilsin. Hayatın her alanında kadınların eşit temsilini sağlamak, eşitliği hayata geçirmek için somut adımlar atılsın. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için Kadın Bakanlığı kurulsun.
- Nafaka hakkına, boşanma süreçlerinin zorlaştırılmasına ve arabuluculuk uygulamasına, çocuk yaşta evliliklere af getirilmesine; kısacası kadınların ve çocukların kazanılmış haklarına yönelik tüm tartışmalara son verilsin. 6284 Sayılı Şiddetin Önlenmesi Yasası’nın uygulanmasındaki eksiklikler giderilsin, kadına yönelik şiddete karşı acil önlem planı açıklansın. Boşanma süreçlerinde de istihdam, barınma ve eğitim olanakları sağlansın. Kadınları şiddete karşı güçlendirecek politikalar hayata geçirilsin. Cezasızlığın ortadan kaldırılması için İstanbul Sözleşmesi etkin bir şekilde uygulansın.
- Kadınların 7/24 ulaşabileceği, farklı dillerde hizmet veren, ücretsiz, sadece kadına yönelik şiddet alanında çalışan ayrı bir Alo Şiddet Hattı kurulsun; kadın danışma merkezleri ve yeterli sayıda sığınak açılsın.
- Kadına ve çocuğa yönelik şiddetle ilgili bağımsız bir veri toplama yöntemi geliştirilsin ve kamuoyuna düzenli olarak bu veriler açıklansın.
- Kürtaj gibi temel sağlık hizmetlerine güvenli, zamanında ve ücretsiz erişim için gerekli adımlar atılsın.
- Cinsel şiddetle mücadele koordinasyon ve kriz merkezleri kurulsun. Dijital şiddet ve ısrarlı takip yasalarda tanımlansın ve cezası belirlensin.
- Her mahallede ve işyerinde kolay ulaşılabilir, ücretsiz, nitelikli ve 24 saat hizmet verebilecek kreş, etüt merkezi ve çocuk bakım merkezi açılsın.
- Özellikle kız çocuklarını örgün eğitimin dışına iten, çocuk yaşta evlendirmelerin ve çocuk işçiliğinin önünü açan 4+4+4 parçalı eğitim sistemine son verilsin. 12 yıl kesintisiz ve parasız eğitime geçilsin. Toplumsal cinsiyet eşitliği, eğitimin her kademesinde zorunlu ders haline getirilsin. “Yükseköğretim Kurumları Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi” tüm gerekleri yerine getirilerek uygulansın.
- İstanbul Sözleşmesi’nin de hükme bağladığı üzere, ülkemizde mülteci ve sığınmacı olarak yaşayan bütün kadın ve çocukların şiddete karşı korunması konusunda eşit haklara sahip olması için açık ve net düzenlemeler yapılsın.
- İşyerinde toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti ve ayrımcılığı önlemek, eşitliği sağlamak için etkin politikalar uygulansın, örgütlenme hakkının önündeki tüm engeller kaldırılsın. Sendikalar cinsiyet eşitliğini her alanda sağlama, kadın işçilerin haklarını güvence altına alma ve uygulanmasını sağlama sorumluluğunu yerine getirsin."