|
Tweet |
Adana'da boşandığı eşi tarafından öldürülen Neriman Onur'un, eski eşi Mehmet Ali Nayki'nin (58) yargılandığı davanın duruşması görüldü.
7 Mayıs'ta saat 18.00 sıralarında Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi'ndeki metro alt geçidinde meydana gelen olayda Mehmet Ali Nayki, Neriman Onur’u tabanca ile kafasına ateş ederek öldürmüştü.
Mehmet Ali Nayki hakkında kasten öldürme suçundan Adana 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın duruşması görüldü. Duruşmaya, Nayki ile oğlu müşteki Caner Nayki, kardeşi Y.O. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan sanık Mehmet Ali Nayki, kendisinin başka kadınlarla görüştüğü için boşandıklarını söyledi. Nayki, oğlu Caner'in askerden geldikten sonra sürekli bilgisayar başında vakit geçirdiğini, evlenip yuva kurmasını söylediği için aralarının açıldığını öne sürdü. Boşandıktan sonra eve gidip gelmeye devam ettiğini, eski eşiyle sürekli görüştüğünü kaydeden Nayki, "Görüşmelerimiz esnasında Neriman'ı asla ölümle tehdit etmedim. Ayrıca çocuklarıma da annelerini öldüreceğimi söylemedim. Sadece, 'Oğlum annenizi öldürürsem siz ne yaparsınız, rezil olursunuz ortada kalırsınız' dedim. Bunu söyleyince üzerime yürüdüler. Olay gününden bir gün önce de oğullarım üzerime yürüdüğü için korkup, eve gidemediğim için Neriman'la görüşmek üzere evin yakınındaki alt geçide gittim. Neriman gelmeyince ertesi gün silah alıp, tekrar gittim. Yeşilyurt metro alt geçidinde oturup, Neriman'ı beklemeye başladım. Bu sırada oğlum Caner, geldi. Bana, 'Annemle ne görüşeceksin?' diye sordu. Ben de 'Senin bunu sormaya hakkın yok' dedim. Daha sonra Neriman geldi ve sadece bizi dinledi. Ardından oğlunun ayağına 'hadi gidelim' maksadıyla dürttü. Oğlum ve annesi merdivenden inerken oğlum bana dönüp, 'Git, kafana sık' deyip küfredince çok sinirlendim. Belimdeki silahı poşete koymaya çalışırken de oğlum gördü ve üzerime saldırdı. Ben de kendisini korkutmak amacıyla bir el ateş ettim. Silahı ateşlerken kastım öldürmek değildi. Oğlumla aramızda yaşanan boğuşma sırasında oğlum beni duvara yaslayıp, boğazıma sarıldı. Bu sırada silahı elimden düşürmek için elimi duvara vurdu. O an silah ateş aldı ve ben kurşunun nereye gittiğini görmedim. Neriman'ın yaralandığından ve hastaneye kaldırıldığından haberim yoktu. Oğlum olay öncesinde boğuşma sırasında beni darbetti. Ondan şikayetçiyim, uzlaşmak istemiyorum" şeklinde ifade verdi.
Caner Nayki ise babasının annesiyle boşanma aşamasındayken sık sık eve gelerek hem kendisini hem de annesini tehdit ettiğini, annesinin umreden döndükten sonra tehditlerin arttığını ve bu nedenle annesine çelik yelek giyip işe gitmesini önerdiğini belirterek, “Annem, babamı şikayet edip, dava açılırsa daha çok tehdit edeceğini düşündüğünden babamı şikayet etmedi. Olay günü annemi almaya gittiğimde kendisini de orada beklerken gördüm. Arabadan inildiğinde görülmeyecek mesafedeydi. Beni görünce neden kendisini arayıp, sormadığımızı sordu. Ben de 'Sen baban olmadığı için babalık nasıl olur bilmiyorsun. O yüzden bize de öyle davranıyorsun' dedim. Bu sırada annem geldi ve annemin de duyacağı şekilde kendisini öldüreceğini, hayattan hiçbir beklentisinin olmadığını, bizi de rezil edeceğini söyledi. Tartışmamız bitince annemle birlikte merdivenden inmeye başladık. Bu sırada babam gitti mi, diye kontrol etmek amaçlı arkamı döndüğümde elindeki silahı doldur-boşalt yaptığını fark ettim. Bize ateş edeceğini düşünerek üzerine atladım. Aramızda boğuşma yaşandı. Bu sırada silahı ateşledi ancak bana isabet etmedi. Ben dengemi kaybedip yere düşünce silahı anneme doğrulttu. Tekrardan üzerine atlayınca aramızda boğuşma yaşandı ve merdivenlerden yuvarlandık. Kendisine yumruk atıp, elinden silahı aldım ve dışarı fırlattım. Olay burada sonlanınca annemin yanına gittim. Yerde yatar vaziyette görünce hastaneye kaldırdık. Annem rüyalarımda da sürekli 'Babanız olacak şerefsiz beni öldürüyor' derdi. Ayrıca babam çocukken üzerimize tiner döküp yakmaya çalıştı. En ağır cezayı almasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Ali Nayki'nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.