|
Tweet |
Halkevleri Adana Şubesi üyeleri son dönemde yaşanan zamlara tepki göstererek, insanların gün geçtikçe daha fazla yoksullaştığını savundu.
Son dönemde iğneden ipliğe her şeye yapılan zamlara tepkiler sürüyor. Dolar kurunun yükselmesiyle insanların satın almak zorunda olduğu zorunlu ihtiyaçların üzerine fahiş zamlar eklendi. İnsanların alım gücünün iyiden iyiye düştüğü dönemle ilgili Halkevleri Adana Şubesi üyeleri İsmet İnönü Parkı içerisinde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Halkevleri Adana Şubesi adına konuşan İl Başkanı Osman Erkut, milyonlar insanın artık geçinemediğini söyledi.
İnsanların açlık sınırının altına mahkum edildiğini dile getiren Erkut, “Bugün buraya milyonlarca geçinemeyen, milyonlarca açlık sınırının altında yaşayan, milyonlarca işsizin, her gün yoksullaşan milyonlarca yurttaşın sesi olarak geldik. Bizler bu memleketin geçinemeyen milyonlarıyız!
Ya açlık sınırının altında bir ücrete mahkum edilen ya da açlık sınırının altında ücreti bile bulamayan işsizleriz. Gözlerimizin önünde şatafatla yaşayan bir avuç zengin için köleleştirilmek istenen bizleriz.
Gün ışımadan işe giden gün kararmadan işten dönmeyenleriz. Pazarda, markette filelerini dolduramayan bizleriz. Bu soğuk kış günlerinde evlerinde kombi, odun, kömür yakmaktan korkan, battaniye altında oturanlar da bizleriz. Kiracıyız, yükselen kiralar karşısında başımızı sokacak bir dam için ucuz kira peşinden koşan, şehrin dışına taşınmak zorunda kalanlar bizleriz.” dedi.
Erkut sözlerini şöyle sürdürdü;
“Bizler karnımızı doyurmak için mesai sonrası ikinci, üçüncü işte sabahlara, akşamlara kadar çalışmak zorunda bırakılanlarız. Yine de açız, açıktayız. Oturduğumuz yerde alamıyoruz ikinci, üçüncü maaşları.
Bizler tencerede suyu kaynatınca içine atacak bir patates bir havuç bulamayan ama yine de bir paket makarna için dilenmeyenleriz. Bizler asgari ücrete dahi ulaşamayan göçmenleri, mültecileriz.
Yoksulluğa mahkum edilen çocuklarız bizler. 13 yaşında çalışırken hayatını kaybeden Ula Kerem’iz bizler. Ücretli, ücretsiz hiçbir alanda eşit ücrete ulaşamayan milyonlarca kadınız bizler.
Üç beş yandaşa peşkeş çekilen paraların esas sahipleri bizleriz, vergilerden, emeğimizden çalınanlardan birikiyor o servetler. Ama vergi verirken faturalarını ödeyemeyenler de bizleriz.
Yazın orman yangınlarında, baharda sellerde, kışın soğuklardan ölenler de bizleriz depreme, sele karşı dayanıksız evlerde yaşayanlar da bizleriz. İnsanlık onurunu ayaklar altına alan bu manzarayı hak etmiyoruz! Kredi kartlarının asgarisine mahkum olan asgari bir yaşam yaşayanlarız.”
Bir kaç gün önce milyonlarca kişiyi ilgilendiren asgari ücretin açıklandığını anımsatan Erkut, “2021 yılı asgari ücret 380 dolar iken 2022 yılı asgari ücret 274 dolar. Sene başında ekmek 1 TL iken şimdi 2,75 TL’ye çıkmış bulunuyor. Biraz daha ucuz ekmek almak için Halk Ekmek büfeleri önünde oluşan kuyruklar her gün uzuyor. Ayçiçek yağı, peynir, zeytin gibi ürünler asgari ücretle geçinmek zorunda kalanlar için adeta lüks oldu. Gerçek enflasyon almış başını gidiyor. Türk lirası 1 yılda döviz karşısında yüzde 95 değer kaybına uğradı. Açlık sınırının altında değil, TÜİK’in verilerine göre değil, patronlara köle olarak değil, insan onuruna uygun bir asgari ücret hakkımız. Barınabilmek, ulaşabilmek, beslenebilmek istiyoruz. Çocuklarımızın eşit eğitim alabilmesini, sağlık hizmetlerinden eşit yararlanabilmek istiyoruz. Belirlenen asgari ücret sadece asgari ücret alanı değil hepimizi etkiliyor.
O yüzden bugün burada işçiler, işsizler, esnaf, köylü, gençler, emekliler, kadınlar, memurlar, ilkokul mezunları, üniversite mezunları olarak bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Erkut taleplerini ise şöyle sıraladı;
• En düşük emekli maaşı asgari ücret düzeyine yükseltilsin
• Kiralar denetlensin, kiracılar desteklensin
• Faturalar ve gıdalarda KDV sıfırlansın
• Her konuta parasız 18 Metre küp su, 140 Metre küp Doğalgaz, 230 Kilo watt saat Elektrik verilsin.
• Ödenmeyen faturalar nedeniyle elektrik, su, doğalgaz kesilmesin
• Diyanete, savaşa değil halkın insanca yaşamasına bütçe
• Çalışma haktır, herkese güvenceli iş koşulları sağlansın.
Evet bizler bugün geçinemeyenler olarak buradayız.
Haklarımızı aramak için buradayız.
Milyonların sesi olmak için buradayız.
Biliyoruz ki yalnız ve güçsüz değiliz.
Özgürlük, eşitlik, adalet isteyen milyonlarız.
Birlikte güçlüyüz.
Buradan tüm geçinemeyenlere çağrımız olsun!
Bir araya gelelim. Umudunu kaybedene umut, ekmeğini kaybedene ekmek, geleceğini kaybedene gelecek olmak için el ele verelim.