|
Tweet |
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Adana Şubesi Kadın Sekreteri Senem Tanburoğlu, Vergi Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye’de vergi sisteminin adaletsiz bir yapıya dönüştüğünü belirterek, vergi politikalarının emekçiler aleyhine sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Tanburoğlu, Anayasa’nın 73. maddesinde vergi yükünün mali güce göre ve adaletli biçimde dağıtılması gerektiğinin açıkça ifade edildiğini hatırlatarak, uygulamada bunun karşılığının bulunmadığını savundu. Vergi Haftası’nın yalnızca sembolik etkinlikler olmaktan çıkarılması gerektiğini dile getiren Tanburoğlu, “Vergi Haftaları, olmayan bir şeyin kutlanması yerine maliye emekçilerinin sorunlarının tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği bir sürece dönüşmelidir” dedi.
Kamu emekçileri başta olmak üzere tek işverenden gelir elde eden çalışanların maaşlarının daha ellerine geçmeden vergilendirildiğini belirten Tanburoğlu, ücretlilerin eğitim ve sağlık gibi temel harcamalarını vergi indirimi konusu yapamadığını ifade etti. Buna karşın yüksek gelir elde eden kesimlerin çeşitli gider ve bağışları vergiden düşebildiğini belirten Tanburoğlu, mevcut sistemin eşitsizlik yarattığını vurguladı.
İktidarın uyguladığı ekonomi politikalarının üretim ve istihdamdan uzak olduğunu savunan Tanburoğlu, bu politikalarla düşük gelir gruplarından yüksek gelir gruplarına servet transferi yapıldığını ileri sürdü.
2026 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tanburoğlu, yaklaşık 16 trilyon liralık toplam harcamanın yaklaşık 3 trilyon lirasının faiz ödemelerine ayrıldığını belirtti. Ocak ayında ödenen faiz tutarının 458 milyar liraya ulaşarak rekor kırdığını ifade eden Tanburoğlu, kamu-özel iş birliği projeleri kapsamında köprü, otoyol ve havaalanı garanti ödemeleri için de 238 milyar lira ayrıldığını söyledi.
Kurumlar vergisinde ise 1 trilyon 741 milyar liralık tahsilat hedefinin 768 milyar liralık bölümünden istisna ve teşvikler nedeniyle vazgeçildiğini dile getiren Tanburoğlu, bütçe sonunda bu tutarların daha da artabileceğine dikkat çekti.
Türkiye’de bütçe gelirlerinin önemli bölümünü ücretlilerden alınan gelir vergisi ile KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin oluşturduğunu belirten Tanburoğlu, OECD ülkelerinde dolaylı vergilerin ortalamasının yüzde 34-35 seviyesinde olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 68’in üzerine çıktığını söyledi.
Tanburoğlu, özellikle dar gelirli vatandaşların yoğun tükettiği beyaz eşya, mobilya, cep telefonu ve gıda ürünlerindeki KDV ve ÖTV oranlarının sıfıra indirilmesi gerektiğini ifade etti.
Vergi Haftası etkinliklerinde verginin önemine vurgu yapılmasına rağmen vergi emekçilerinin sorunlarının görmezden gelindiğini söyleyen Tanburoğlu, Gelir İdaresi Başkanlığı’nda görev tanımlarının netleşmemesi ve yeniden yapılanma sürecinden kaynaklı sorunların yıllardır çözülemediğini belirtti.
BES olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Mali Hizmetler İş Kolu” adı altında yeniden yapılandırılmasını talep ettiklerini açıklayan Tanburoğlu, kariyer ve liyakat esaslı bir sistem kurulması gerektiğini söyledi.
Tanburoğlu, sendikanın taleplerini ise şöyle sıraladı:
Açlık sınırındaki ücret gelirlerinin vergi dışı bırakılması,
Yoksulluk sınırındaki gelirlerden alınan vergi oranının yüzde 10’a düşürülmesi,
Temel tüketim ürünlerinde KDV ve ÖTV’nin kaldırılması,
İş yerlerinde kreş ve bebek bakım odalarının açılması,
Mülakat uygulamasına son verilerek yazılı sınav puanlarının esas alınması,
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tek çatı altında yeniden yapılandırılması,
5510 sayılı yasanın yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi ve kamusal emeklilik sistemine daha fazla kaynak ayrılması.
BES, vergi sisteminde adalet sağlanması ve maliye emekçilerinin sorunlarının çözülmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.