Bugun...



Berktaş: Yaşlı hakları temel insan haklarındandır

İnsan Hakları Derneği Adana Şube Yaşlı Hakları Komisyonu tarafından, ‘Yaşlı hakları temel insan haklarındandır’ konulu basın açıklaması yapıldı.

facebook-paylas
Tarih: 28-03-2022 18:04

Berktaş: Yaşlı hakları temel insan haklarındandır

ADANA GÜN HABER- İnsan Hakları Derneği Adana Şube Yaşlı Hakları Komisyonu tarafından, ‘Yaşlı hakları temel insan haklarındandır’ konulu basın açıklaması yapıldı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi toplantı salonunda gerçekleşen açıklamayı Komisyon adına Nevin Berktaş okudu. Toplumun önemli bir parçası olan, geçmişi geleceğe bağlayan yaşlıların sorunlarını dile getirmek, insan hak ve özgürlükleri temelinde değerlendirerek çözüm önerilerini yetkililere iletmek ve görevlerini hatırlatmak için komisyonlarını oluşturduklarını anlattı. Berktaş açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Bilindiği gibi, 1990 yılından bu yana “yaşlıların toplumdaki ve aile içerisindeki konumlarını korumak ve güçlendirmek amacıyla” 18-24 Mart tarihleri arasındaki günler “uluslararası yaşlılar haftası” olarak kabul edilmiştir.

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK ) 2020  verilerine  göre, Türkiye’de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus 2020 yılında 8 milyon kişiye ulaştı. Toplam nüfus içindeki yaşlı oranı % 10’a yükseldi. Birleşmiş Milletler tanımına göre; bir ülkedeki 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 8 ile 10 arasında olması o ülke nüfusunun “yaşlı”, yüzde 10’un üzerinde olması ise o ülke nüfusunun “çok yaşlı” olarak değerlendirilmesi gerekir. Buna göre, ülkemiz nüfusunun yakında “çok yaşlı” kategorisine gireceği gerçeği ile yüzyüzeyiz.

 

Çocukluk ve gençlik gibi yaşlılık da insan yaşamında doğal ve kaçınılmaz bir evreyi ifade etmektedir.

Yaşlıların da;

-Uygun güvenli bir çevrede yaşama, beslenme, barınma, sağlık hizmeti alma,

-Yeterli gelir olanaklarına sahip olma,

-Uygun eğitim ve öğretim programlarına ulaşma,

-Eğitsel ve kültürel etkinliklere aktif olarak katılma,

-Aile, yakın çevre, toplum ile kuşaklararası yardımlaşmayla desteklenme,

-Gereksinim duyduğunda profesyonel bakım hizmeti alma,

-Kişisel saygınlığını geliştiren hizmet ve olanaklardan yararlanma,

-Yeni teknik ve teknolojilerden yararlanma gibi evrensel hakları vardır.

 

Emekliler  ve yaşlılar bu haklardan yararlanabiliyor mu? sorusunun yanıtı,  pandemidöneminde  daha görünür oldu. Bizde de dünyada da, yaşlıları gereksiz ve topluma yük olarak gören küresel kapitalist sistem, yaşlıları sorunların nedeni olarak görerek, onları hedef almıştır. Human Rights Watch tarafından yapılan açıklamada “Yaşlı insanlara uygulanan ayrımcılık tüm ülkelerde her yanı sarmış durumda. Yaşlılara karşı ayrımcılık dünya çapında yaygınlaşıyor ve hakları tehlikeye atıyor” denilmiştir. Birleşmiş Milletler 2020 yılı Eylül ayında özel bir rapor yayınlayarak “Yaşlı ayrımcılığının insan haklarını tehdit eder boyuta ulaştığı ve acil önlemlerin alınması gerektiğini” vurgulamıştır.

 

“Emekli oldum ama insan gibi yaşayamıyorum.”

 

“Yaşlıyım, bakıma ihtiyacım var ama ben hasta değilim.”

 

“ Cezaevi değil, huzurevi bakımı istiyorum.”

 

 “Yaşlanınca yakınlarıma yük olmak istemiyorum.” diyenlerin fark edilmesini istiyoruz.

 

Dünyada ilk kez 1982’de Viyana’da toplanan BM Genel Kurulunda “Dünya Yaşlanma Asamblesi” yapılmıştır. Yaşlanma sorunları özellikle ele alınarak ilkeler benimsenmiş,  bağımsızlık, katılım, bakım, kendini gerçekleştirme, itibar başlıkları altında “Uluslararası Yaşlı Hakları” kabul edilmiştir.

 

Oysa ülkemizde Gerontoloji bilimi dikkate alınmamış, yaşlanmanın toplumsal, yaşlılığın da sosyal bir olgu olduğu kabul edilmemiştir. Uluslararası kabul gören “yaşlılıkta bakıma ihtiyaç duyma” tanımı dikkate alınmamış, yaşlılık hastalık olarak kabul edilmiştir. Sağlık için aktarılan kaynaklarla yaşlı ekonomisi alanı açılmış, özel sağlık ve ilaç sektörü beslenmiştir.

 

“Yaşlılara  Aileleri Baksın” bir devlet politikası olamaz.

 

Ekonomik ve sosyal olanaksızlıklar nedeni ile aileler yaşlılarına bakacak durumda değildir. Aileleri tarafından sokağa terk edilen yaşlı sayısında her yıl artış yaşanmaktadır. Yaşlılara yönelik  aile içi psikolojik ve fiziksel şiddetin arttığı bugün, yaşlılar yeterli bakıma erişmekte zorlanmaktadır. Bu durum, bakım hizmetinin nitelikli bir kamu hizmeti olarak verilmesi gerekliliğini gözler önüne sermektedir. Yaşlıların toplumdaki ve aile içerisindeki konumlarını korumak ve güçlendirmek için özgün koşullar dikkate alınarak yaşlı bakımı için kamu hizmeti çeşitlendirilmeli, artırılmalı, bakım hizmeti veren kurumların denetimi sağlanmalıdır. Yaşlıya aile içi psikolojik ve fiziksel şiddet engellenmeli, Alzheimer ve Demans hastaları için profesyonel bakım hizmeti sunan bakımevleri açılmalı ve ihtiyacı olan tüm yaşlıların bu hizmete  erişebilmesi sağlanmalıdır.

 

Sosyal Güvenlik ve Sağlık, bir insan hakkıdır.

 

Sosyal güvenlik, insan haklarından biri olarak temel uluslararası belgelerde yer almaktadır. İnsan hakları belgeleri;  onaylanmış olsun olmasın bütün devletler için sosyal güvenliği sağlamayı bir kamu görevi; kişiler için ise bir hak olarak tanımışlardır. Sosyal güvenlik, muhtaçlığa karşı gelir ve sağlık güvenliği anlamındadır ve sanayileşme sürecinde işçi sınıfının mücadelesi ile kazanılmış bir haktır. Sağlık hakkı da devredilemez, vazgeçilemez temel insan hakkıdır. Her bireyin insan olmasından kaynaklanan bu hak, pozitif insan hakları kümesi içindedir. Kurumsal zeminde bu kadar güçlü olarak temellendirilen sağlık hakkı ne yazık ki pratik yaşamda karşılık bulmakta zorlanmaktadır.

 

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) uygulaması öne çıkarılmış, % 80’i yoksulluk sınırının altında aylık alan emeklilerle, asgari ücretin üçte birinin altında yaşlı aylığı alan yaşlılar piyasa koşullarının insafına terk edilmişlerdir.

 

Yerel Yönetimler de bu konudan sorumludurlar. 2013 yılında yürürlüğe giren Yerel yönetimler Yasasında;  bu kurumların yaşlıların sorunlarının çözülmesi ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi için görev ve sorumlulukları tanımlanmıştır. Ancak, verilen hizmetlerin yetersiz olduğu bilinmektedir.

 

Yaşlıların konut ihtiyacı acil olarak karşılanmalı, belediye sınırları içinde tüm yaşlıları kapsayacak bakım hizmeti ağı kurulmalıdır. Profesyonel bakım gereken yaşlı hastalar için hastaneler açılmalıdır. Yaşlılar için buluşma yerleri, lokaller, kültür evleri açılmalıdır. Yaşlıların değişen, gelişen yaşam koşullarına uyum sağlamalarına, teknolojik değişiklikleri takip etmelerine yardımcı olacak, yaşamlarını kolaylaştıracak eğitim ve benzeri hizmetler verilmelidir.

 

Devlet, 1994 yılında IMF ve Dünya Bankasının yaptırımları doğrultusunda sosyal sorumluluklarını rafa kaldırmış, emeklilerin- yaşlıların- çalışanların aleyhine yaptığı uygulamaları ve değişiklikleri de 1 Ekim 2008 tarihinde “Sosyal Güvenlik Reformu” adı ile yasalaştırmıştır. Yaşlılığın güvencesi olan emeklilik piyasa koşullarına terk edilmiş,  çalışanların emekli olma hakkı, gelecek güvencesi yok edilmiştir.

Sosyal güvenlik hakkının ortadan kaldırılması, yaşlıları yoksullaştırdığı gibi, yoksulluğu toplumsallaştırmış ve insanlar en aşağılayıcı şiddet olan yoksullukla yaşamak zorunda bırakılmıştır. Oysa,bugüne kadar üretilen tüm değer ve hizmetler, biriken sermaye, emeklilerin yaşlıların emeğinin ürünüdür. Emeklileri, yaşlıları yaşamdan dışlamak, yok saymak emeğe saygısızlığın ötesinde büyük haksızlıktır.

 

Her insan gibi ‘onurlu bir yaşam hakkı’ olduğu halde haklarını kullanamayan, yaşlılık nedeniyle aile ve toplum içinde yeterli düzeyde desteklenmeyen, cinsiyet, ırk, etnik köken ya da diğer konumları nedeniyle de hayatın içinde negatif ayrımcılığa tabi tutulan, temel gereksinimlerini karşılamakta zorlanan, üretme potansiyelini kullanamayan, bilgi- birikim-beceri-deneyimlerinden yararlanılmayan yaşlıların,  evrensel insan haklarına erişimi sağlanmalıdır.

 

Yaşlıların, emeklilerin sorunları politiktir. Ülkeyi yöneten, yönetmeye aday olan siyasilerin, yaşlılarla ilgili politikalarını, bakış açılarını gözden geçirmelerini öneriyoruz.

 

Kuşaklararası dayanışmanın önemini vurgulayarak, demokrasiden, insan haklarından söz eden herkesi, her kurumu ve kuruluşu yaşlılar ve yaşlı hakları konusunda duyarlı olmaya, sorumluluk almaya davet ediyoruz. Herkese sağlıklı yaşama ve yaşlanmalar dileyerek, sizler aracılığı ile toplumun bütün kesimlerini yaşlıların yok sayılmasına ve yaş ayrımcılığına karşı çıkmaya davet ediyoruz.

 

İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi Yaşlı hakları komisyonu olarak; sorunları dile getirmek, çözüm aramak, yetkililere görevlerini hatırlatmak ve yaşlılık konusunda farkındalık yaratma misyonunu üstleniyoruz.”

 







Etiketler : ihd

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ADANA YEREL Haberleri

HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI