Bugun...



Balcalı Hastanesi'nde sorunlara dikkat çekildi

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi, Toplu sözleşme sürecine girerken Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Balcalı Hastanesi’nde, Üniversite Hastaneleri’nde emekçilerin yaşadığı sorunlara ve taleplerine dikkat çekti.

facebook-paylas
Tarih: 23-07-2025 17:55

Balcalı Hastanesi'nde sorunlara dikkat çekildi

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi, Toplu sözleşme sürecine girerken Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Balcalı Hastanesi’nde,  Üniversite Hastaneleri’nde emekçilerin yaşadığı sorunlara ve taleplerine dikkat çekti. Derinleşen mali kriz ve personel yetersizliği nedeniyle üniversite hastanelerinde sağlık hizmetlerinin sekteye uğradığını, sağlık emekçilerinin ise insani olmayan koşullarda çalıştırıldığını ifade eden SES Adana Şube  Başkanı Erol Eren, üniversite hastanelerinin borç batağından kurtarılması, grevli toplu sözleşme hakkı, güvenceli istihdam ve demokratik bir sağlık sistemi için emekçilere mücadele çağrısında bulundu.

Eren sözlerini şöyle sürdürdü;

"Demokratik Çalışma Yaşamı için mücadeleye devam ediyoruz! Üniversite hastaneleri sağlık hizmetlerinin önemli parçası ve nitelikli sağlık hizmeti üretiminin de en belirleyici unsurlarından olmasına rağmen sağlık sistemimiz içerisinde üvey evlat olarak görülmektedir. Ülkenin her tarafına gönderilen hekimlerin yetiştirildiği, tedavi edici sağlık hizmetlerinde sevk zincirinin en son basamağı, dünya çapında isim yapmış saygın tıp insanlarının bilimsel ve özerk hareket edebilmeleri sayesinde ülkemizde kamusal sağlık hizmetinin ileriye taşınmasında itici bir rol oynayan kurumlarımız bugün borç batağından çıkmak için mücadele etmektedir. Üniversite hastanelerinin mali, idari ve bilimsel özerkliği Sağlık Bakanlığı tarafından adeta kuşatılmış üniversite hastanelerinin Sağlık bakanlığına bağlanması için her türlü yasal zemin oluşturulmaya başlanmıştır. Devlet üniversite hastanelerimizin yeniden, ülkemizde yaşamakta olan herkese, parasız sağlık hizmeti sunabilecek duruma gelmesi için kaynağı genel bütçe olmak üzere, tüm borçlarının ödenmesi ve daha fazla gecikmeden bütün gereksinimlerinin karşılanması gerekirken bu durum Devlet üniversite hastanelerinin Sağlık bakanlığına bağlanması için bir fırsat olarak görülüyor. Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi   Tıp fakültesi örneğinde olduğu gibi geçmiş yıllarda üniversite hastanelerinin borcunu kapatıp bir işbirliği protokolü ile üniversitenin özerkliğine kayyum atamıştı.

Sağlık hizmet sunumu doğrudan hasta başvurusu ile değil üçüncü basamak sağlık hizmet sunumu şeklinde olması, hastaların 1.ve 2. basamaktan gelmesi gereken ve temel görevi eğitim, öğretim ve araştırma olan devlet üniversite hastanelerimiz bu kimliğinden çoktan çıkarılmış ve devlet hastanesi kimliğine sokulmuştur.
 Yeterli  personel istihdamı yapılmayarak tüm çalışanlar angarya çalışma koşullarına maruz bırakılmıştır. Özellikle asistan hekimler hasta iş yükü ve angaryalar nedeniyle eğitim için yeterli zaman bulamazken öğretim üyeleri de finansal baskılar nedeniyle hizmet ağırlıklı çalışmaya zorlanıyorlar.
Ek ödeme, performans, teşvik ve ücret baskısı nedeniyle alanında isim yapmış tıp insanları kamusal alandan çekilerek özel sektöre yöneliyor. Bir kısmı da yurt dışına gidiyor. Oysa tüm ülkenin vatandaşlarının sağlığa erişim kapsamında bu hekimlere ihtiyacı varken sadece parası olanlar şifa buluyorlar. Üniversite hastaneleri borç batağından çıkmanın yolu olarak daha az maliyetle hizmet üretip daha fazla gelir elde etmek için etik dışı yollarla döner sermayeyi artırmaya çalışıyorlar.
7 dönem (14 yıl) boyunca bizleri sefalete mahkum eden yandaş sendika ve işveren devleti temsil eden hükümetin birlikte oynadığı tiyatro ile oyalanmak yerine TS programımız etrafında birlikte mücadele ederek hem yetkilendirilmiş yandaş sendikayı hem de işvereni, lehimize karar alma yönünde baskı unsuru olmaya tüm iskolu emekçilerini davet ediyoruz. Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri sendikamız çatısı altında bir araya gelerek, bize reva görülen insani olmayan çalışma koşullarını ve ücret rejimini değiştirmeliyiz.
 Olmazsa Olmaz Taleplerimiz Şunlardır: 
.Grevli toplu sözleşmeli, özgür pazarlık hakkı içeren sendikaya yasası çıkarılsın,
 .OECD ortalamasında kadrolu güvenceli personel istihdam edilerek, sözleşmeli tüm çalışanlar 657 4/A kapsamına alırsın,
 .Performans, ek ödeme, taban, teşvik, ilave zam değil, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine yoksulluk sınırı üzerinde emekliliğe yansıyan temel ücret verilsin,
. Son TS'de ilave ek zam olarak verilen emekliliğe ve emeklilere yansıtılmayan ve emekliliği daha da hayal hale getiren uygulamaya son verilerek ilave ek  zammın emekliliğe ve tüm kamu emeklilerine yansıtılması, 
.Vergide adalet sağlansın. Emekçilerden alınan vergi %10'da sabitlensin,
 .Çalışma yaşamının demokratikleşmesinin ilk adımı olarak idarecilerin atanması yönteminden vazgeçilsin.Liyakatı uygun olanların aday olacağı ve yöneticilik yapacağı emekçilerin oylarıyla bir ya da iki yıllığına seçimle belirlensin ,
.Muayene, tedavide ve ilaçta hiçbir ad altında; katkı, katılım payı, ilave ücret alınmasın. Sağlık hizmetleri ücretsiz olsun. 
TS metnimizde yer alan bazı önemli taleplerdeaşağıdaki gibidir. 
.Üniversite hastanelerinde de çalışanlara tayin hakkı verilsin,
.Sağlık hizmetleri ağır ve tehlikeli işler kapsamındadır.Fiili hizmet süresi( yıpranma payı) yıllık 90 gün üzerinden tam olarak tüm emekçilere ödensin ve geçmiş yıllarda kapsasın,
.Nöbet icap ve fazla çalışma ücretleri 2 kat artırılsın,
. Sağlık alanında çalışan tüm emekçiler sağlık hizmetleri sınıfına alınsın,
. 7/24 saat hizmet veren ücretsiz kreş uygulamasına geçilsin, 
.Sağlık emekçilerine yönelik şiddetin son bulması için "şiddet üreten sağlık sistemi" değişsin. Alandaki örgütler ve tüm siyasi partiler ile ortak bir şekilde yeni bir sağlık sisteminin inşası için adım atılsın,
. Tüm sağlık emekçilerine 3.600- 7.200 arası ek gösterge uygulamasına geçilsin, 
.Üniversite hastanelerinde mazerete bağlı atama ve yer değiştirme yönetmeliği çıkarılsın.
 .Üniversite hastanelerinde döner sermaye komisyonu oluşturulsun.
 Bu toplu sözleşme düzeneği ile bir sonuç elde edilemeyeceğini 7 dönemdir (14 yıl) mutabakat altına alınan ama uygulanmayan toplu sözleşme maddelerinden biliyoruz.Sonuç elde edilemeyeceğini demokratik bir çalışma ve özgür örgütlenme ortamı olmadığı için bürokratlar idareciler ve siyasiler tarafından büyütülüp yetkilendirilen sendikamsı yapıdan biliyoruz. 
Türkiye'de kamu sendikalarının mücadele tarihine bakarsak var olan hakların korunması yeni kazanımlar elde etmenin yegane yolu iş yerlerinde, alanlarda, meydanlarda yürütülen fiili ve meşru mücadele ile olduğu görülecektir. Bizde geçmişten günümüze fiili ve meşru mücadele hakkımızdan vazgeçmeden mücadeleye devam edeceğiz.
Gerek konfederasyonumuz KESK bütünlüğünde gerekse SES olarak taleplerimizin karşılık bulması için bu toplu sözleşme dönemine  giderken ve toplu sözleşme dönemi boyunca da iş yerlerinde alanlardan meydanlardan SES'imizi yükselteceğiz.
 Tüm sağlık emekçilerini, sağlık işkolundaki emek ve meslek örgütlerini sağlık hakkına sahip çıkmak isteyen halkın tüm örgütlü kurumlarını mücadeleyi birleştirmeye ve büyütmeye davet ediyoruz." 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI