Bugun...


Adana’da Halepçe, Gazi ve Beyazıt Katliamları Anıldı
Tarih: 16-03-2026 15:28:00 Güncelleme: 16-03-2026 15:28:00 + -


Adana Emek ve Demokrasi Güçleri, 16 Mart dolayısıyla Halepçe, Gazi ve Beyazıt katliamlarını anmak amacıyla Adana’da basın açıklaması yaptı. İsmet İnönü Parkı’nda gerçekleştirilen açıklamaya çeşitli sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı. Açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker ile Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şube Başkanı Baran Metin Taygun okudu.

facebook-paylas
Tarih: 16-03-2026 15:28

Adana’da Halepçe, Gazi ve Beyazıt Katliamları Anıldı

 Adana Emek ve Demokrasi Güçleri, 16 Mart dolayısıyla Halepçe, Gazi ve Beyazıt katliamlarını anmak amacıyla Adana’da basın açıklaması yaptı. İsmet İnönü Parkı’nda gerçekleştirilen açıklamaya çeşitli sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı. Açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker ile Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şube Başkanı Baran Metin Taygun okudu.

İHD Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker yaptığı açıklamada, tarihe kara bir leke olarak geçen katliamların unutulmaması ve unutturulmaması gerektiğini belirterek, “Bugün burada tarihin karanlık sayfalarına kazınmış üç büyük katliamı; Halepçe Katliamı’nı, Gazi Katliamı’nı ve Beyazıt Katliamı’nı anmak için toplandık” dedi.

Şeker, 16 Mart 1988’de Irak’ın Halepçe kentinde Saddam Hüseyin rejimi tarafından Kürt halkına yönelik kimyasal saldırı gerçekleştirildiğini hatırlatarak, saldırıda yaklaşık 5 bin kişinin hayatını kaybettiğini, 10 binden fazla kişinin yaralandığını ifade etti. Hardal gazı ve sinir gazlarının kullanıldığı saldırının tarihin en büyük kimyasal katliamlarından biri olduğunu belirten Şeker, Halepçe’nin emperyalist güçlerin ve bölgesel iktidarların çıkar savaşlarında halkların nasıl gözden çıkarıldığının simgesi olduğunu söyledi.

Halepçe katliamının, Saddam Hüseyin yönetiminin Kürt halkına karşı yürüttüğü Enfal Operasyonu’nun en kanlı aşaması olduğunu dile getiren Şeker, 1987-1988 yılları arasında gerçekleştirilen operasyonlarda 4 binden fazla köyün yok edildiğini ve yüz binlerce insanın yerinden edildiğini kaydetti. Uluslararası insan hakları raporlarına göre yaklaşık 180 bin Kürt’ün yaşamını yitirdiğini belirten Şeker, Irak Yüksek Ceza Mahkemesi’nin 1 Mart 2010 tarihinde Halepçe Katliamı’nı soykırım olarak tanıdığını hatırlattı.

Kimyasal silahların kullanımının uluslararası hukuk tarafından yasaklandığını vurgulayan Şeker, Halepçe’de gerçekleştirilen saldırının Cenevre sözleşmelerinin ve insanlığın ortak hukukunun açık ihlali olduğunu söyledi.

Ortadoğu’da süren savaşların Halepçe’nin yalnızca geçmişte yaşanan bir trajedi olmadığını gösterdiğini ifade eden Şeker, bölgede yaşanan çatışmaların siviller üzerinde ağır yıkım yarattığını belirterek, savaşların bedelini her zaman halkların ödediğini dile getirdi.

Şeker açıklamasında ayrıca 12 Mart 1995’te İstanbul Gazi Mahallesi’nde yaşanan olaylara da değindi. Alevilerin yoğun olarak yaşadığı mahallede kahvehanelerin kimliği belirsiz kişiler tarafından taranmasıyla başlayan olayların ardından protestoların büyüdüğünü, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiğini ve yüzlerce kişinin yaralandığını hatırlattı. Olayların ardından açılan davaların yıllarca sürdüğünü ve birçok sanık hakkında beraat kararı verildiğini ifade eden Şeker, bu durumun Türkiye’de cezasızlık politikasının en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şube Başkanı Baran Metin Taygun ise açıklamasında 16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde gerçekleştirilen bombalı saldırıyı hatırlattı. Saldırıda 7 üniversite öğrencisinin hayatını kaybettiğini, 47 öğrencinin yaralandığını belirten Taygun, olayın 1970’li yılların karanlık döneminin en kanlı saldırılarından biri olarak tarihe geçtiğini söyledi.

Taygun, Halepçe’de kimyasal gazlarla, Gazi’de kurşunlarla ve Beyazıt’ta bombalarla gerçekleştirilen katliamların ortak bir gerçeği gösterdiğini belirterek, “Halkların özgürlük ve adalet talebinden korkan güçler, şiddeti ve katliamı bir yönetme yöntemi olarak kullanmaktadır” dedi.

Basın açıklamasında katliamlarda yaşamını yitirenler anılırken, savaş politikalarına karşı barış çağrısı yapıldı. Açıklama, “Halepçe’yi unutmadık. Kimyasal katliamlara ve emperyalist savaşlara hayır. Savaşa hayır, barış hemen şimdi. Yaşasın halkların kardeşliği” sloganlarıyla sona erdi.






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ADANA YEREL Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI