|
Tweet | Tarih: 03-03-2022 16:35 |
Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi'nde yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken Adana Barosu, İHD ve ÇHD, keyfi ve mevzuata aykırı olarak uygulanan "ağız içi arama" uygulamasının sonlandırılmasını istedi.
Adana Barosu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Adana Şubesi, Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin cezaevi önünde açıklama yaptı.
Açıklamada konuşan Adana Baro Başkanı Avukat Semih Gökayaz, "ağız içi arama" uygulamasına son verilerek, hasta tutukluların hastaneye sevk edilmesini istedi. ÇHD 2'nci Başkanı Avukat Ümit Büyükdağ, uygulamanın keyfi olup, yaşam hakkının açıkça ihlal edildiğini belirtti. Ortak basın açıklaması metnini okuyan İHD Adana Şubesi Başkanı Avukat Yakup Ataş, Anayasa’nın ve Türkiye’nin de bir parçası olduğu evrensel hukukun mutlak olarak yasaklamasına rağmen işkence, kötü muamele, ve insanlık onuruna aykırı davranış olgusunun 2022 yılında da Türkiye’nin en başat insan hakları sorunları olmaya devam ettiğini vurguladı.
Bu uygulamalardan birinin de uzun bir süredir Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevinde uygulandığına dikkat çeken Av. Ataş, Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi'nde 2021 yılı Ağustos ayından bu yana tutuklu ve hükümlülere "ağız içi arama" uygulamasının dayatıldığını, bu uygulamayı kabul etmeyen tutuklu ve hükümlülerin tedavi ile sağlık haklarının ise engellendiğine değindi. Av. Ataş konuşmasına şöyle devam etti: "Tutuklu ve hükümlüler, hastaneye gitmek için Jandarma personelleri tarafından teslim alınacakları bölüme gelene kadar 4 ayrı üst araması, dedektörlü arama ve X-Ray aramasından geçmiş olmalarına rağmen yine de Jandarma personeli tarafından kendilerine ağız içi araması dayatılmaktadır. Bu uygulamanın Jandarma personeli tarafından yapılıyor oluşunu ve ağızlarında herhangi bir eşya bulunduğu yönünde bir şüphe olmamasına rağmen uygulanmak istenmesini keyfi ve insanlık onuruna aykırı bulan tutuklu ve hükümlülerbu uygulamayı kabul etmemektedirler. Ağız içi aramayı kabul etmeyen tutuklu ve hükümlüler hakkında ‘Aramayı kabul etmedi.’ şeklinde tutanak tutularak hastaneye sevk edilmemektedirler.
Yasal düzenlemelerde ancak çok özel koşullarda uygulanabileceği belirtilen ağız içi arama gibi istisnai uygulamalar son yıllarda mevzuat hükümleri gerekçe gösterilerek yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 34. maddesinin 2. fıkrasının c bendinde bu uygulamaya beden çukurunda makul ve ciddi emarelerin bulunması halinde başvurulabilineceği ve beden çukurlarında yapılacak tüm aramaların cezaevi hekimi tarafından yerine getirileceğine yer verilmiştir."
Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi'nde uygulanan "ağız içi" uygulamanın herhangi bir ciddi ve makul bir emare olmamasına rağmen Jandarma personeli tarafından gerçekleştirilmesinin bu uygulamanın son derece keyfiyet barındırdığını aktaran Av. Ataş, "Herhangi bir kriter göz önünde bulundurulmadan, sistematik bir şekilde uygulanması nedeniyle de artık tutuklu ve hükümlüler açısından insan onurunu, kişi bütünlüğünü hedef alan, acı verici, aşağılayıcı, onur kırıcı bir fiil olarak icra edildiğini göstermektedir. Yine bu uygulamayı kabul etmeyenlerin hastane sevkleri gerçekleştirilmediği için Kürkçüler F Tipi Cezaevinde bulunan onlarca hastanın da uzun bir süredir tedavisi yapılmamaktadır.
Oysa ki Kürkçüler Cezaevinde kalp, kanser, kist, beyne pıhtı atması, ülser vb. birçok kronik hastalığı olan onlarca hasta tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Bu nedenle ağız içi arama uygulaması başta hasta tutuklu ve hükümlüler olmak üzere tüm mahpusların sağlık ve tedavi hakları önünde de ciddi bir engel olarak bulunmakta ve sağlık durumu ağır olan hasta mahpusların yaşam hakları açısından biz hukukçuları endişelendirmektedir" dedi.
Yaşanan bu uygulama hakkında Cezaevi Savcılığı ve Adana Valiliği ile görüşmeler gerçekleştirildiğini ancak herhangi olumlu bir sonuç ise alınamadığını belirten Av. Ataş, "Yaşanan bu süreç nedeniyle bugün bir kez daha Kürkçüler Cezaevi İdaresini, Adalet Bakanlığını, Sağlık Bakanlığını ve tüm yetkilileri sorumluluk almaya, keyfi ve mevzuata aykırı olarak uygulanan ağız içi arama uygulamasını sonlandırmaya, mahpusların sağlık ve tedavi hakları önündeki tüm engellere son vereye çağırıyoruz" diye çağrıda bulundu.