|
Tweet |
Adana’da 21 sendikadan ortak tepki, Mehmet Türkmen Serbest Bırakılsın
Adana’da dört konfederasyona bağlı 21 sendika Tüm Bel-Sen binası önünde bir araya gelerek BİRTEK-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına karşı ortak basın açıklaması yaptı. Eylemde yapılan konuşmalarda, tutuklamanın yalnızca bir sendika başkanına değil, tüm işçi sınıfına yönelik bir gözdağı olduğu vurgulandı.
Mehmet Türkmen’in tutuklanma süreci, Gaziantep’te ücretlerini alamayan işçilerin eylemleri sırasında yaptığı açıklamalara dayanıyor. BİRTEK-SEN Genel Başkanı olarak işçilerin yanında yer alan Türkmen, konuşmalarında hem ödenmeyen ücretleri hem de işçi sağlığı ve güvenliği sorunlarını gündeme getirdi. Özellikle bazı fabrikalarda yaşanan ağır iş kazalarına dikkat çekerek, işçilerin kolunun koptuğunu ve buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını ifade etti.
Bu açıklamaların ardından Türkmen hakkında “kamuoyunu gerçeğe aykırı bilgilendirmek” suçlamasıyla işlem başlatıldı ve tutuklandı. Sendikalar ve avukatlar ise dile getirilen olayların gerçek olduğunu, buna rağmen bu gerçekleri açıklayan bir sendikacının cezalandırıldığını belirterek tutuklamaya tepki gösteriyor.
Basın açıklamasına DİSK, Türk-İş, KESK ve Kamu-İş’e bağlı sendikaların çağrısı ile partiler ve demokratik kitle örgütleri BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasının sendikal mücadeleye yönelik olduğunu belirterek basın açıklaması gerçekleştirdi. TÜMBEL-SEN, BES ve Haber-Sen şubelerinin bulunduğu bina önünde gerçekleştirilen açıklama “Sendikal mücadele suç değildir”, “Mehmet Türkmen yalnız değildir” sloganlarıyla başladı Farklı işkollarından emekçilerin bir araya geldiği eylemde Türkmen’e özgürlük talep edildi.
Ortak Açıklama, İşçilerin taleplerini dile getirmek suç değildir
Ortak metni okuyan Dev Sağlık-İş Çukurova Şube Başkanı Hüseyin Türkmen, Antep’te Sırma Halı işçilerinin aylardır ücretlerini düzenli alamadığına dikkat çekerek, işçilerin bu nedenle iş bırakma eylemine gittiğini hatırlattı. Mehmet Türkmen’in bu süreçte işçilerin yaşadığı mağduriyetleri kamuoyuna taşıdığını belirten Türkmen, şunları söyledi, “İşçilerin maaşlarının zamanında ödenmesini istemek, gasp edilen haklarını dile getirmek suç değildir. Bir sendika başkanının görevi tam da budur. Bugün burada cezalandırılmak istenen şey, işçilerin sesi olmaktır.”
Tutuklamanın yalnızca bireysel bir durum olmadığını ifade eden Türkmen, “Burada bir sendika başkanının şahsında bütün işçilere ‘örgütlenmeyin, hakkınızı aramayın’ denmek isteniyor. Bu açık bir gözdağıdır” dedi. Türkiye’de emekçilerin giderek daha ağır koşullarda çalıştırıldığını ifade eden Türkmen, “Hayat pahalılığı artıyor, ücretler eriyor, iş cinayetleri devam ediyor. Buna rağmen sorumlular değil, bunları dile getirenler cezalandırılıyor” diye konuştu.
Avukatı Tugay Bek: Bu Bir Hukuk Garabetidir
Sendikanın avukatlarından BİRTEK-SEN Temsilcisi Tugay Bek, Mehmet Türkmen’in işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında yaptığı konuşmalar nedeniyle hedef alındığını hatırlatarak şunları söyledi, “Geçtiğimiz yıl da işçilerin hak mücadelesinde yanındaydı ve tutuklandı. Bu yılki tutuklama ise çok daha ağır bir hukuk garabetidir. Organize sanayi bölgelerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmadığı için işçiler sürekli kazalara maruz kalıyor. Şireci Tekstil’de iki işçinin kolu koptuğu ifade ediliyor. Bu olaylar yaşanıyor ama hiçbir şekilde patronlardan hesap sorulmuyor. Buna rağmen bu gerçekleri dile getiren bir sendikacı ‘kamuoyunu yanıltmak’ suçlamasıyla tutuklanıyor.”
Bek, bu yaklaşımın tehlikeli sonuçlar doğuracağını vurgulayarak, “Eğer bu suçsa, o zaman bu ülkede gerçeği dile getiren herkes tutuklanabilir. Bugün Mehmet Türkmen, yarın başka bir sendikacı, gazeteci ya da muhalif aynı gerekçeyle hedef alınabilir. İşverenler çoğu zaman önlem almanın maliyetini, işçiye tazminat ödemekten daha yüksek görüyor. Bu nedenle gerekli tedbirler alınmıyor, yaşanan ölümler ve kazalar tazminatlarla örtbas ediliyor” dedi.
Hatice Hazar, “Bu emekçilere yönelik bir gözdağıdır”
Eğitim-İş Adana 1 No’lu Şube Başkanı Hatice Hazar da konuşmasında tutuklamaya tepki gösterdi. Hazar, sendikal mücadelenin kriminalize edilmek istendiğini belirterek şunları söyledi, “Bu tutuklama biz sendikalar açısından kabul edilebilir değildir. Sendikal faaliyet yürütmek, hak aramak, işçinin alın terini savunmak suç değildir. Aylardır ücretini alamayan işçilerin yanında olmak bir tercih değil, bir zorunluluktur.” Hazar, yaşananların emekçilere yönelik bir gözdağı olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti, “Yapılmak istenen, korku iklimi yaratarak sendikal hareketi durdurmaktır. Ama bizler biliyoruz ki asıl olan mücadeleden geri durmamaktır. Emekten, alın terinden, özgürlükten ve demokrasiden vazgeçmeyeceğiz.”
Erol Eren: Birleşik mücadeleyi büyütmeliyiz
SES Adana Şube Eş Başkanı Erol Eren, emek mücadelesinde birlik vurgusu yaptı. Eren, işçi ve emekçilerin ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi, “Böyle bir günde hep birlikte olmak çok önemli. Biz başından beri işçi ve memurun birlikte mücadele etmesi gerektiğini söylüyoruz. Yıllardır bu alanda mücadele ediyoruz ve bugün de aynı noktadayız.” Sendikal faaliyetlere yönelik baskılara da değinen Eren, “Grevler, iş bırakmalar ve hak arama eylemleri soruşturmalarla bastırılmak isteniyor. Ama biz biliyoruz ki kurtuluş yok tek başına. Birleşe birleşe bu baskıları aşacağız” dedi.
Salim Büyükkaya: Dayanışma Umut Veriyor
TGS Adana Şube Başkanı Salim Büyükkaya ise konuşmasında uluslararası gelişmelere değinerek, işçi sınıfının dayanışmasının önemine dikkat çekti, “Dünyada yaşanan gelişmelere baktığımızda halkların ve işçilerin ortak hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Küresel düzeyde yaşanan eşitsizliklere karşı mücadele ancak birlikte mümkün olabilir.” Büyükkaya, Adana’daki ortak eylemin bu açıdan umut verici olduğunu belirterek, “Bugün burada ortaya çıkan tablo, emek mücadelesinin geleceği açısından önemli bir göstergedir” dedi.
Barış Kaya, “Bağımsız sendikal hareketi bitiremezsiniz”
Yapı Yol-İş Sendikası MYK Üyesi Barış Kaya, Mehmet Türkmen’in tekstil işçilerinin mücadelesindeki rolüne dikkat çekerek şunları söyledi, “Mehmet Türkmen’i Antep’te ‘Dokumacı Mehmet’ olarak tanıyoruz. Fabrikalarda uzvunu kaybeden, hayatını kaybeden işçilerin sesini duyurduğu için bugün tutuklandı. Bu kabul edilemez.” Kaya, tutuklamanın bağımsız sendikal harekete yönelik olduğunu belirterek, “Bu saldırıyı ancak mücadeleyi büyüterek, birleşerek karşılayabiliriz. Bu ülkede mücadeleci sendikal geleneği bitiremeyecekler” dedi.
Yusuf Tek: Sessiz Kalmayacağız
EDS Merkez Yöneticisi Yusuf Tek de iş cinayetlerine dikkat çekerek, sendikaların bu konuda sorumluluk taşıdığını belirterek şunları söyledi, “Sendikaların iş cinayetlerine sessiz kalması mümkün değildir. Bunun karşısında örgütlenmek, direnmek ve mücadele etmek zorundayız. Mehmet Türkmen de bunu yaptığı için bugün hedef alınmıştır.” Tek, emekçilere yönelik politikaları eleştirerek, “Uluslararası sermayeye tüm alanlar açılırken emekçilere kaynak ayrılmıyor. Bu düzene karşı birlikte mücadele etmek zorundayız” diye konuştu.
21 Sendika çağrı yaptı
Basın açıklamasına BİRTEK-SEN Adana Temsilciliği, TÜMTİS Adana Şube, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Adana Şube, DİSK/Devrimci Sağlık İş Adana Şube, DİSK/İletişim İş, DİSK/Cam Keramik İş, DİSK/Gıda İş, KESK/Eğitim-Sen Adana Şube, KESK/SES Adana Şube, KESK/BES Adana Şube, KESK/Tüm Bel-Sen Adana Şube, KESK/BTS Adana Şube, KESK/ESM Adana Şube, KESK/Haber-Sen Adana Şube, KESK/Tarım-Orkam-Sen Adana Şube, KESK/Yapı Yol-Sen Adana Şube, Yapı Yol İş, Devrimci Emekliler Sendikası Adana Şubeleri, Tüm Emeklilerin Sendikası (Tüm Emekli Sen-2017), Emekliler Dayanışma Sendikası (EDS) çağrıda bulundu. Gıda Mühendisleri Odası, Çağdaş Hukukçular Derneği, Emek Partisi, Toplumsal Özgürlük Partisi, Sol Parti, Cumhuriyet Halk Partisi de eyleme destek verdi.